12 Şubat 2010 Cuma

YALANCI PEYGAMBER: MUSEYLEMET-ÜL KEZZAB



Bülent Tekin
bulenttekin47@gmail.com

AKP Aydın (eski) İl Başkanı’nın Tayyip Erdoğan’ı peygamber ilan etmesini MHP yeniden Meclis’e taşıdı. Başbakan’a “peygamberlik” yakıştırma ve tartışmaları günah, ayıp ve dindışlılık gibi maskelemelerle susturuldu. İnsanlık uygarlık tarihinde mitolojiyle beraber (mitoloji sonrası daha doğru olabilir) çıkan din ve tanrılar sisteminin toplum üzerindeki sömürünün en kolay sürdürülen yolu olduğunu söyleyebilirim. Bu (sömürü yöntemi), yığınlara kölece boyun eğmeyi ve kadercilik anlayışını aşılamasıyla tepe noktasına ulaşmıştır. Tabii ben burada ilk insanların kurnaz insanlarca bulunan din ve tanrılar yöntemiyle sömürülmesinden bahsediyorum. Tanrıları ziggurat’ların ikinci katında (üçüncü katta tanrılar vardır) yaşayan rahipler buldular. Zaten Ana-tanrıçalık (İnanna) yerine erkeksi tanrının (Enki) konmasıyla rahip sınıfı iyiden iyiye sömürüyü sağlamlaştırmışlardır. Tanrıçayı alaşağı edip erkeği kutsayan sistem kadını tam aşağılaştırmış ve yok saymıştır.(Zigguratların alt katı tarım ve üretim yapan çalışanların yeridir. Yani asıl sömürü burada olmaktadır.)

İnsanlığın ilk krallarının da bu kurnaz rahipleri olduğu kuvvetle muhtemeldir. Rahipler daha sonra tanrıları göğe çıkartarak kendilerini de onların sözlerini tek diyebilenler ilan etmişlerdir. Vahiy ve peygamberliklerin ortaya çıkış biçimlerine benzetilebilir. Artık rahipler gökteki tanrının yürüyen gölgeleri (vekilleri) olarak toplum mühendisliği yapmaktadırlar. Bu özetlememi kimse yanlış anlamasın! Çoktanrıcılığın ve daha sonra tektanrıcılığın başlangıç dönemlerini sosyolojik basit bir anlatımla anlatmayı deniyorum. Bu anlatımın ateizmi övme gibi bir niyeti yoktur. Bu denemedeki asıl amacım din, bilim, siyaset, felsefe, ahlak ve yönetim arasındaki bağı anlatmaktır. Kutsallık kavramına dayanarak sonraki yıllarda (bugün en kralı ve moderni yapılıyor) rahipler ve yürüyen tanrıları (tekeller, para, kambiyo, borsa, senet) dine ve tanrıya, ceza ve günah anlamlarını yükleyerek toplumu itaat etmeye çalışmaktadırlar.

Güçlü ve kurnaz adamların rahip (din adamı), yönetici (siyasetçi, bürokrat), askeri komutan’la kurumlaşarak oluşturduğu devlet, hiyerarşik soygun düzenini perçinleştirmektedir. Dinin-ahlakı artırıcı yönünü kullanmayarak-salt kurnaz adamın dini gibi (milliyetçi ve ırkçı-devlet dini gibi kullanılır) kötü kullanılmasını insanlık olarak yaşıyoruz. Peygamberimizin ölümüyle bize göre peygamberlik zinciri bitmiştir ama peygamber gibi davrananların olmadığını söyleyebilir miyiz? Peygamberimiz Muhammed’in son yılında ve vefatından sonra (Ebubekir’in halifeliğinde) bazı sahte peygamberler türediler. Peygamberimiz bu sahte peygamberlerin öldürülmesi talimatını vermiştir. Hazreti Muhammed’in ölümünden sonra Museylemet adında biri ortaya çıkmış ve bir sürü ayet uydurmuştur. Peygamberim! demiştir. Daha sonra yalancı ve sahte olduğu ortaya çıkınca Müslümanlar tarafından Museylemet-ül Kezzab adı verilerek lanetlenmiş ve öldürülmüştür. (Kezzap, Arapça yalancı anlamına gelir.)

Bugün bile peygamberden daha çok rağbet gören dinciler vardır. Bu çok açık söylenmese de tarikatın içyapısında görülmektedir. Günümüzde Fethullah Amerika’da peygambervari bir işlev görmektedir. Ülkemizin eğitim ve idari kadrosunu ele geçirmiştir. Gençlik Fethullahçı yetiştirilmektedir. KCK ve BDP (DTP) operasyonlarını yapan devlet Fethullah’ın hiçbir dershane, yurt, okul ve evinin önünden geçmemektedir. Devlet ve polis illlegalitenin kralını korumaktadır. Dini siyasete alet ederek-aslında paraya tapan!-tekelci devletin iktidarında oturup aileleriyle birlikte yandaşlarına köşe döndür(t)en Fehullahçılık, Türk İslam Sentezciliği ve Amerikan İslamcılığına (Ilımlı İslam)-içlerinden ne kadar isteseler de-biz onlara peygamber demeyeceğiz.

Hiç yorum yok: