7 Ağustos 2011 Pazar

ÖLÜM ADASI...


Bülent Tekin
bulenttekin47@gmail.com

Norveç’in yüreği 22 Temmuz 2011 (Cuma) günü iki yerden bıçaklandı. Bu vuruşları yapan, başkent Oslo’da Hükümet Binası’na yapılan bombalı saldırıda 8 ve sonra da Oslo’ya 40 kilometre uzaklıkta buluna Utoya Adası’ndaki İşçi Partisi gençlik kollarının kampına elindeki silahla önüne çıkan 68 kişiyi tarayarak öldüren faşist, aşırı sağcı ve Hıristiyan Anders Behring Breivik’ti. Aşırı sağcı (ırkçı ve şovenist) bir parti olan Popülist İlerleme (İlerici?) Partisi üyesiydi canavar. Çok şükür ki bizdeki faşist partiler “hareket mereket, bereket, muhafazakâr, çalışma malışma, birlik mirlik” gibi isimler alarak Avrupa’dakiler gibi “ilerici, nasyonal sosyalist, özgürlük, halkçı” gibi ilk bakışta sol parti iması vere(bile)cek isim hırsızlığı yapmıyorlar. [ 82. vilayetimiz KKTC’de “hareket”i adamlar “adalet” yapmış(tı). Nasıl bir adalet’se(?!)]

Kendini bir tür Haçlı Askeri gibi gören (ve belki de Tapınak Şövalyeleri’nin günümüzdeki şövalyelerindendir) bu yobaz Hıristiyan, faşist Breivik meğer 15-16 yaşlarındaki çocukları Avrupa’yı Marksizm’e ve İslam’a karşı savunmak için öldürmüş. Çarçabuk yakalanıp mahkemeye çıkarılan bu cellât, yaptığının gaddarca olduğunu kabul ederken “gerekli olduğu”nu vurgulamadan edememiş. Yani ülkeye ihanet ettiğini düşündüğü İşçi Partisi’ne önemli bir darbe vurarak daha fazla gelişmesini önlemek istemiş. 76 kişiyi öldüren bu faşiste verilecek ceza ile bizim (çocuk?) faşistimiz Ogün Samast’a verilen ceza hemen hemen aynı(22 yıl). Gerçi Norveç AB üyesi değil ama-işte biz böyle bir hukuk sistemi olan AB’ye girmek için her türlü (dans) figürlerimizi yaparken Dünya’nın Cenneti’ne gireceğimizi düşünürüz. Baksanıza Allah aşkına: Çocuk Mahkemesinden yediği 22 yıllık cezayla Ogün Samast bu azılı faşistin yanında “Melek” kaldı. Üstelik Cellât’ın beş yıldızlı otelin yanında halt ettiği bir hapishanede kalma olasılığı da çok büyüktür. Norveç Ceza Yasası’na göre bu adam(!) tüm Norveç’i de katletse alacağı ceza 22 yıldı(r)(birkaç yıl da artırılabilir belki). Avrupa’nın ve AB’nin bizdeki rejimden bin kat daha refah bir sistem sunması yadsınamaz. Ancak bu olay bilimin ve siyasetin mutlak olmadığını, mevcut doğruların büyük hataları içerdiğini (ya da gizlediğini) göstermiştir. AB, ABD, Kanada, Japonya neoliberal kapitalist küreselleşme, sermaye için sınırsız sömürü, yağma, talan sunarlarken aslında küresel oligarşinin ve plütokrasinin sitemleri olduklarını bize bu olayla hatırlattılar. Dolayısıyla gerçek dünyada barış, adalet ve eşitlik diye bir şey mümkün değildir. Baksanıza AB’ye, hemen hemen iktidar partilerinden sonra ikinci büyük partiler faşist (ırkçı) partilerdir. Bunların iktidara gelmeyeceğine dair bir protokol (vahiy?) var mıdır? Bu partiler yabancı Müslüman göçmenleri “modern çağın (Kapitalist Modernite’nin) yeni barbarları” olarak damgaladılar.

Breivik bu saldırıda yalnız değildir. Arkasında güçlü bir örgüt var(dır). Bu örgütün de temeli tüm Avrupa’daki faşist partilerdir. Saldırıdan önce internete attığı 1516 sayfalık “2083: Bir Avrupa Bağımsızlık Bildirgesi” yargılama sürecinde kullanacağı bir malzemedir(Manifesto’dur). Katilin Manifestosu Türk ve İslam düşmanlığına karşın oldukça tuhaf bir durumda Kürt dostluğunu içeren bölümler içermektedir: Türkiye Cumhuriyeti’nin Latin Alfabe’ye geçtiği 1 Kasım 1928’den 10 ay sonra Kürtçe yasaklandı yazılmıştır. 1937-1938 yılları arasında modern Türkiye tarihinde en büyük Kürt ayaklanması yaşandı. 50 bin Türk askeri ayaklanmayı bastırdı, 40 bin Dersimli öldürüldü bilgisi yine bu Manifesto’da var. Manifesto’nun teorisi (kullandığı ifadelerin nerdeyse tamamının) bombalı mektuplarla ABD’de 20’ye yakın kişiyi öldüren matematikçi Theodore John Kaczynski’nin (unabomber) “Sanayi Toplumu ve Geleceği” kitabından alındığı tahmin ediliyor. 1942 doğumlu olan Kaczynski bir matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemcidir. Tartışmalı bir mahkeme sürecinden sonra ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Kaczynski de Manifesto’sunda “Sanayi Devrimi’nin insanlığın başına gelen büyük bir felaket olduğu”nu yazar ve Amerikan sosyal demokratlara büyük eleştirilerde bulunur. Ve Ezcümle Türkleri, Kürtleri, Norveçlileri, Müslümanları, Hıristiyanları, Yahudileri sevmek/sevmemek(nefret etmek), korumak/kovmak, övmek/sövmek veya cezalandırmak bu faşistlere düşmez. Dikkat ederseniz Ermeni yurttaşımız Hrant Dink’i katleden faşist çocuk(?!) Ogün Samast, Breivik’in yanında mağdur kaldı zavallıcık, neredeyse Ogün’e sen bir meleksin diyeceğiz(!)

Hiç yorum yok: